RUZNAME
RUZNAME
(Dostluk Üzerine)
Bilir misin aziz dostum imkansıza oynamak ne demek! Tüm kapıların kapalı olduğunu bile bile şansını denemek.. Ben zoru istedim, zora koyuldum.. Zorlu bir cadde de yola koyuldum. ‘Ezelden affettim’ dedim de her halini koydum bir eyvallaha, bin türlü çileyi basamak ettim zirvedeki dergaha.. Varsın yol bitmesin yollarda elem bitmesin, yeter ki sana giden yolda iz bitmesin..
Tüm kavgalarını benimle yap, tüm sitemler bana olsun. Benimle gül, benimle ağla, benimle gözlerin dolsun.. Bilirim bu yük ağırdır bedeli çoktur, bu yolda mutlu son pek yoktur.. Ama olsun mesele ne yol ne de yolcudur mesele yolculuktur.. Bir dost bin akrabaya bedeldir bilesin azizim bir dost bin musibete teselli.. Şu perişan dünyada bu aciz insana bir sırr-ı teselli.
Azizim! Dostluk ayna gibidir. Artısıyla eksisiyle seni sana gösterir. Ben kendimi sendeki aynamda gördüm. Muhabbet ağlarını dünyanda ördüm. Seninle kuruldum vakitli olaylarda ,seninle duruldum zamansız davalarda.. Dostlukta ofsayt olmaz rekabet yoktur. Aynı takımın iki neferi tek soluktur. Hani diyor ya şair ;
Kar kış demez ,irkilmez, üzülmez, acı duymaz
Mevsim bütün ömrünce ılık gölgeli bir yaz!
İşte dostluk makamı böyle yücedir. Bu makamın yolcuları nicedir. Bazen yol olursun menzile dönen, bazen yolcu olursun menzili giden, bazen yolculuk olursun menzili sevdiren, bazen de yoldaş olursun menzile götüren ..
Bu harman aşk ve muhabbet harmanıdır. Bu harman çile ve meşakkat harmanıdır. Bu bilinmezlerin görünmezlerin nefsinin buzunu aynı havuzda eritenlerin armağınıdır. Şimdi ‘Kişi sevdiğiyle beraberdir’ sözünden yola çıkarak sana gelelim. Dostluk denen makamın bir sırrına erelim.
Kendime gelmemim ilk şartı sana gelmektir. Sende ki bana yerleşebilmektir. Seni ne kadar anlatsam yine de azdır. Tüm söylediklerim Veysel’deki sazdır. Atarın naz kaçarın niyaz sendeki bütün renkler beyazdır. Boşver gitsin Leyla’yı Mecnun’u Mevlana’yı Şemsi ,Gel biz olalım bu davanın yeni güneşi.. Koyver gitsin Mecnun’u Leyla’yı Şems’i Mevlanayı, götürelim zirveye dostluk denen davayı..
Sana söz! Ben de getirmem eğri odun Yunusvari, giyerim o ateşten gömleği yanarım da ismini vermem Şems misali.. Çıktım işte bir yola düşünmedim ederini kederini , varsın ne olacaksa olsun ben öderim bedelini.. Ümidim odur ki yolun sonu selamettir, zaten sendeyim söylenenler kehanettir..
HALDEN ANLAR